Sevgili öğrencilerim ve kıymetli veliler,
Uzun metinli, diğer bir deyişle “yeni nesil” sorular, son yıllarda hepimizin ortak gündemi. Öğrencilerimle geçirdiğim onca yıl boyunca, bu uzun soruları gördüklerinde nasıl gözlerinin korktuğuna defalarca şahit oldum. Sınavlarda ve denemelerde en sık yapılan hata, metindeki sayıları görür görmez “Acaba bunları toplasam mı, bölsem mi?” diyerek ezbere işleme girişmektir.
Oysa matematikte ilk adım işlem yapmak değil, problemi anlamaktır. Gelin, bu soruların üstesinden gelmeniz için derslerimde de her zaman vurguladığım önemli adımlara birlikte bakalım:
1. Önce “Soru Kökünü” Okuyun
Uzun bir soruya dalmadan önce her zaman en sondaki soru cümlesine bakın. Bizden tam olarak ne isteniyor? Bir uzunluk mu bulacağız, en ekonomik tercihi mi arıyoruz, yoksa “en az” kaç tane gerektiği mi soruluyor? Hedefi bilerek metni okumak, dikkatinizin dağılmasını engeller ve sizi doğrudan aradığınız bilgiye götürür.
2. Parçala ve Yönet: Verilen, Koşul ve İstenen
Karmaşık sorularda zihninizi rahatlatmak için ufak notlar alın. Soru kitapçığının bir köşesine şu üçlü yapıyı kurun:
- Verilenler: Sayısal bilgiler (Örn: Kamyonun kapasitesi 5 tondur.)
- Koşullar: Sınırlandırmalar (Örn: Sefer sayısı en az olmalı.)
- İstenen: Beklenen sonuç (Örn: Toplam kaç sefer yapılmalı?) Bu ayrımı yapmazsanız, doğru sayıları kullansanız bile yanlış bir şeyi hesaplayabilirsiniz. Unutmayın, yeni müfredatta da bizden beklenen ilk şey “Asıl mesele nedir?” sorusunu cevaplayabilmektir.
3. Kilit Kelimelerin Altını Çizin (Hepsini Değil!)
Sorunun tamamının altını çizmeyin, bu sadece kafanızı karıştırır. Çözümün yönünü değiştirecek o sihirli kelimeleri avlayın: en az, en fazla, yalnızca, birbirinden farklı, ardışık, tam sayı… Örneğin, “birbirinden farklı” kelimesini gözden kaçırmak, bütün sorunun baştan gitmesine sebep olabilir.
4. Her Sayıyı Kullanmak Zorunda Değilsiniz
En büyük yanılgılardan biri “Soruda 3 tane sayı verilmiş, demek ki hepsini kullanmalıyım” diye düşünmektir. Hayır! Bazen bir sayı sadece o ortamı tanıtmak ya da bulduğunuz sonucu en son kontrol etmeniz için verilir.
5. Türkçe Metni Matematik Diline Çevirin
İşin püf noktasına geldik şimdi. Türkçe yazılmış bir cümleyi; bir denkleme, eşitsizliğe veya grafiğe dönüştürmeliyiz.
- “Bir taksinin açılış ücreti 40 TL, kilometre başına aldığı ücret 18 TL’dir.” cümlesini biz matematikçiler 40 + 18x şeklinde okuruz.
- “Bir deponun en fazla %80’i dolacaktır.” ifadesi ise bize bir denklem değil, bir eşitsizlik kurmamız gerektiğini söyler.
6. İşlemden Önce “Çözüm Planı” Yapın
Kalemi kâğıda değdirip sayılarla boğuşmadan önce, çözüm yolunun aşamalarını belirleyin: “Önce toplam maliyeti bulacağım, sonra indirimi uygulayacağım, en son bütçemle karşılaştıracağım.” Bu sıralamayı bilmek, işlem hatası riskinizi iyice azaltır.
7. Şekiller, Tablolar ve Grafikler Süs Değildir!
Metindeki bir bilgi, grafikteki bir kırılma noktasını açıklıyor olabilir. Eksenlerin neyi ifade ettiğine dikkat edin. En önemlisi; geometri ve şekil sorularında gözünüze aldanmayın. Bir açı 90 derece gibi görünebilir ama metinde yazmıyorsa öyle kabul edemezsiniz. Çizimler her zaman gerçek ölçekte yapılmaz.
8. Elmalarla Armutlar Toplanmaz
Metre ile santimetreyi, saat ile dakikayı aynı denklemde kullanamazsınız. Çoğu öğrenci sadece bu birim çevirmelerini atladığı için soruyu kaybeder. Ayrıca ne hesapladığınızı da iyi bilin: Çerçeve yapıyorsanız çevre, zemin kaplıyorsanız alan hesaplarsınız.
9. Bulduğunuz Sonucu Gerçek Hayata Uyarlayın
İşlemi bitirip bir sayı bulmanız, soruyu çözdüğünüz anlamına gelmez. Diyelim ki 120 öğrenciyi 32 kişilik servislerle geziye götüreceğiz. İşlemi yaptık: 120 / 32 = 3,75 bulduk. Gerçek hayatta 3,75 tane otobüs kiralayamayacağımıza göre, en az 4 araca ihtiyacımız vardır. Bulduğunuz sonucu elde ettikten sonra kendinize, ‘Gerçek hayatta böyle bir şey mümkün mü?’ diye sorun. Hele de yeni müfredatta bu kontrol çok daha önemli. Çünkü yeni müfredatta karşımıza bu tür gerçek hayat durumları daha sık çıkacak.
10. Şıkları Bir Kontrol Mekanizması Olarak Kullanın
Soru yazım ilkelerine uygun hazırlanmış kaliteli bir çoktan seçmeli soruda şıklar rastgele sayılardan oluşturulmaz. Diğer şıklar, sizin yapabileceğiniz muhtemel hatalara göre özenle yerleştirilir. Örneğin, birim dönüştürmeyi unutursanız bulacağınız sonuç çeldiricilerden biri olarak karşınıza çıkabilir.. Cevabı bulduğunuzda, “Diğer şıklar neden yanlış?” diye düşünebiliyorsanız konuya tam hakimsiniz demektir.
En Sık Düşülen Tuzaklar
- Uzun soruyu okumadan atlamak: Sayfada çok yer kaplayan soru zor demek değildir. Metin uzadıkça içindeki ipuçları da artar.
- Hikâyenin mantığını unutmak: Matematiksel sonucu bulup, insan veya araç sayısını küsuratlı bırakmak.
- Her yanlışın adını “dikkatsizlik” koymak: Hatalarınızla yüzleşin. Yanlışınız okuduğunu anlamamaktan mı, işlem hatasından mı yoksa konuyu bilmemekten mi kaynaklanıyor? Teşhisi doğru koymazsanız, aynı hatayı tekrar yaparsınız.
Matematik bir düşünme biçimidir. Sayılarla inatlaşmayın, onların size anlattığı hikâyeyi dinleyin. Hepinize iyi çalışmalar diliyorum!
Bağlam Temelli Matematik Soru Örnekleri
Bağlam temelli soruları çözme yöntemlerini bilmek kadar, farklı soru örneklerini incelemek de önemlidir. Çünkü bu soruların yapısı öğrencinin sınıf düzeyine ve hazırlanacağı sınava göre değişebilir.
2028 LGS’ye hazırlanan öğrenciler, 2028 LGS’de bağlam temelli sorular yazımda yeni soru anlayışının LGS Matematik’e nasıl yansıyabileceğini ve örnek bir bağlam temelli matematik sorusunu inceleyebilir.
Lise öğrencileri için hazırladığım 2028 YKS’de bağlam temelli matematik soruları yazısında ise matematiksel modelleme, grafik ve veri yorumlama ile gerçek hayat durumlarının YKS Matematik sorularına nasıl yansıyabileceğini örneklerle anlattım.
Özellikle 10. sınıfta olup 2028 YKS’ye hazırlanacak öğrenciler için hazırladığım 2028 YKS’ye hazırlanan 10. sınıf öğrencileri için çalışma tavsiyeleri yazısında da bu soru anlayışına bugünden nasıl hazırlanılabileceğini ayrıntılı olarak ele aldım.
Ayrıca burada da YKS 2028 için örnek sorular paylaştım:



Ali Sancı-Matematik Öğretmeni