Home » Matematik » Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline Göre Matematik Öğretmenleri Nasıl Soru Hazırlamalı?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline Göre Matematik Öğretmenleri Nasıl Soru Hazırlamalı?

Yıllardır sınıflarımızda tahtaya ne zaman formül yazsak, arka sıralardan hep aynı ses yükselir: “Hocam iyi güzel de bu bizim gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” Aslında Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli – Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu (2026) belgesini satır satır incelediğimde, yeni sistemin tam da bu haklı soruya pedagojik bir yanıt aradığını gördüm, beğenilir yada beğenilmez.

Bu yazıda, rapordan çıkardığım notlar ve kendi zümre tecrübelerim ışığında; lise matematik öğretmenleri olarak yazılı sınavlarımıza, denemelerimize ya da yaprak testlerimize soru hazırlarken yeni modele nasıl uyum sağlayabileceğimizi adım adım ele almak istedim.

1. İlk Soruyu Kendimize Soruyoruz: “Konu mu, Öğrenme Çıktısı mı?”

Eski alışkanlıklarımızı hepimiz biliyoruz; zümre odasında oturup Bu sınava fonksiyonlardan bir soru ekleyelim diye işe başlardık. Maarif Modeli bu yaklaşımı tamamen tersine çeviriyor. Artık soru hazırlarken kendimize ilk sormamız gereken soru şu: Ben bu soruyla hangi öğrenme çıktısını, hangi süreç bileşenini ölçeceğim?

Soru, sadece konunun işlenip işlenmediğini yoklayan kuru bir işlem yığını olmaktan çıkmalı. Öğrencinin o temadaki hedef beceriye ulaşıp ulaşamadığını gösteren birer ölçme aracına dönüşmeli.

2. “Öğrenci Ne Biliyor?” Değil, “Bildiğiyle Ne Yapabiliyor?”

Yeni felsefenin kalbinde bu soru yatıyor. Klasik sınavlarda öğrenciden sadece formülü hatırlamasını veya mekanik bir algoritmayı işletmesini bekliyorduk. Şimdi ise matematiksel muhakeme, model kurma, veri okuma ve çıkarım yapma gibi üst düzey becerileri sorunun merkezine yerleştirmek durumundayız.

Örneğin, sadece doğrudan bir trigonometrik değeri hesaplatmak yerine; öğrenciden önündeki bir grafiği, haritayı veya bir ölçüm sonucunu yorumlayarak o trigonometri bilgisini işlevsel bir araç olarak kullanmasını istemeliyiz.

3. Doğru Bilinen Yanlış: Her Uzun Hikaye “Yeni Nesil Soru” Değildir

En çok düştüğümüz tuzaklardan biri bu: Soru metnini uzatınca veya başına güncel bir hikaye ekleyince “Maarif Modeline uygun, bağlam temelli soru” yazdığımızı sanıyoruz. Oysa işin sırrı işlevsellikte saklı.

Şöyle bir sağlamasını yapabiliriz: Hazırladığımız sorunun başındaki o hikayeyi, tabloyu veya grafiği çıkardığımızda soru hala aynı şekilde çözülebiliyorsa, kurduğumuz bağlam ne yazık ki sadece “süs” olarak kalmış demektir. İyi bir soruda bağlam, çözümün bizzat kendisi olmalıdır. Market fiyatları, araçların yakıt tüketim grafikleri veya bir bütçe tablosu öğrencinin çözüm yolunu doğrudan şekillendirmelidir. Ayrıca öğrenciyi gereksiz kelime kalabalığıyla boğmamalı, bilişsel olarak sadece matematiksel düşünmeye odaklamalıyız.

Örneğin; aşağıdaki sorulardan soldaki soru maarif modele uyumlu değilken, sağdaki soru uyumludur. Halbuki her ikisi soruda eski müfredata göre AYT matematik soruları.

Bağlam Temelli Matematik Soru Örnekleri

4. Görseller Sadece Sayfayı Süslemek İçin Kullanılmamalı

Sayfa zengin dursun diye eklenen geometrik şekiller veya teknik çizimler sorunun kalitesini artırmıyor. Soruya eklediğimiz her grafik, tablo ya da harita öğrenciyi bir veri okuma ve yorumlama sürecine yönlendirmelidir. Öğrenci oradaki görsel veriyi analiz edip matematiksel modele dökebilmeli.

Bu noktada matematiğin o muazzam disiplinler arası gücünden de faydalanabiliriz. Fonksiyonları ekonomiyle, logaritmayı deprem büyüklükleriyle, üstel ifadeleri nüfus artışıyla veya olasılığı spor istatistikleriyle harmanlayan doğal senaryolar, öğrencilerin matematiği hayatı anlamlandırma aracı olarak görmesini sağlayacaktır.

5. Çeldirici Yazma Sanatı: Rastgele Sayılara Elveda

Çoktan seçmeli soru hazırlarken seçenekleri rastgele sayılarla doldurma kolaycılığından kaçınmamız gerekiyor. Raporda da vurgulandığı gibi, iyi bir çeldirici öğrencilerin en sık düştüğü kavram yanılgılarını ve işlem hatası eğilimlerini yansıtmalıdır.

  • Fonksiyonlarda tanım kümesini gözden kaçırma,
  • Logaritma kurallarını karıştırma,
  • İşaret hatası veya işlem önceliğini ihmal etme gibi yaygın hataları çeldirici olarak seçeneklere yerleştirdiğimizde, sınav analizi yaparken öğrencimizin tam olarak nerede tıkandığını net bir şekilde teşhis edebiliriz.

Ayrıca soru köklerinde “daima, kesinlikle” gibi test teknikleriyle elenebilecek yönlendirmelerden kaçınmalı; dilin tamamen net, sade ve tek anlamlı olmasına dikkat etmeliyiz.

6. Sınavdan Önce Son Kontrol (Öğretmen Masası Notları)

Hazırladığımız soruları öğrencilerimizin önüne koymadan önce kendimize küçük bir kontrol listesi oluşturabiliriz:

  • Soru gerçekten hedeflediğim beceriyi mi ölçüyor?
  • Bağlam doğal mı, yoksa zorlama bir hikaye mi yazdım?
  • Doğru cevaba farkında olmadan bir ipucu vermiş miyim?
  • Özellikle açık uçlu sorularda, öğrencilerin akıl yürütme adımlarını görebileceğim netlikte bir puanlama anahtarı (rubrik) hazırladım mı?

Sözün Özü;

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte artık bizim için “iyi matematik sorusu“, sadece doğru şıkkı bulduran soru değildir. İyi soru; öğrenciyi düşündüren, veriyi yorumlatan, karar verdiren ve matematiği hayatın içindeki bir problemi çözmek için kullandıran sorudur. Sınavlarımızı ve ders içi materyallerimizi bu yeni anlayışla güncellediğimizde, hem öğrencilerimizi geleceğin sınav dünyasına daha güçlü hazırlamış olacağız hem de derslerimizi daha anlamlı kılacağız.

Maarif Modeline Göre Hazırlanan Örnek Sorular – Raporda Yer Alan

Raporda yer alan, alan becerisini ölçmeyi hedefleyen bağlam temelli sorular:

Analiz sonuçlarına göre; 12. ve 13. maddelerin yüksek düzeyde ayırt edicilik gösterdiği tespit edilmiştir.

Problem Çözme becerisini ölçmeyi hedefleyen soru

Analiz sonuçlarına göre; 3. maddenin yüksek düzeyde ayırt edicilik gösterdiği tespit edilmiştir. Söz konusu maddenin öğrencilerin problem çözme becerisine sahip olup olmadıklarını belirlemede başarılı olduğunu ve nitelik sınıflamasına güçlü katkı sağladığını göstermektedir.

Sorgulama becerisini ölçmeyi hedefleyen soru:

Analiz sonuçlarına göre; 5. maddenin orta düzeyde ayırt edicilik gösterdiği tespit edilmiştir. Söz konusu maddenin öğrencilerin sorgulama becerisine sahip olup olmadıklarını belirlemede kabul edilebilir düzeyde başarılı olduğunu ve nitelik sınıflamasına katkı sağladığını göstermektedir.

Not: Sorulara “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli – Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu (2026) ndan da ulaşılabilir.

Zümrelerinizde ve soru hazırlama süreçlerinizde şimdiden hepinize kolaylıklar dilerim!

Ali Sancı-Matematik Öğretmeni