Bağlam temelli sorular; öğrencinin yalnızca bilgisini değil, bu bilgiyi gerçek yaşam durumlarında kullanma becerisini de ölçer. Bu yazıda bağlam temelli soru özellikleri, klasik sorulardan farkları, matematikte çözüm yöntemleri ve 2028 LGS ile 2028 YKS’ye hazırlanan öğrencilerin nasıl çalışması gerektiği açıklanmaktadır.
Matematikte bir formülü bilmek önemlidir. Fakat bir soruda o formülün kullanılması gerektiğini fark edemiyorsanız bildiğiniz formül çoğu zaman işe yaramaz.
Bağlam temelli soruların asıl ölçtüğü nokta da budur: Öğrenci, öğrendiği matematik bilgisini karşılaştığı yeni bir durumda kullanabiliyor mu?
Uzun yıllardır matematik öğretmenliği yapan biri olarak öğrencilerde sık karşılaştığım bir durumu paylaşayım. Öğrenci konuyu biliyor, doğrudan verilen işlemleri yapabiliyor ve benzer örnekleri çözebiliyor. Aynı matematiksel ilişki bir alışveriş, ulaşım, üretim, mimari veya veri analizi problemi içinde sorulduğunda ise nereden başlayacağını bilemiyor.
Buradaki sorun her zaman konu eksikliği değildir. Öğrenci çoğu zaman:
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte bu becerilerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki önemi daha da artıyor. Millî Eğitim Bakanlığı, yeni müfredatla öğrenim gören öğrencilerin 2028 LGS ve 2028 YKS’de bağlam üzerinden becerileri ölçen soru modeliyle karşılaşacağını açıkladı. Bu durum sınavların çoktan seçmeli yapısının tamamen değişmesi anlamına gelmiyor. Değişen temel nokta, bilginin doğrudan sorulması yerine öğrencinin bilgiyi nasıl kullandığının daha fazla ölçülmesi olacak.
Bu nedenle 2028 LGS ve YKS’ye hazırlık, yalnızca daha fazla soru çözmekten ibaret görülmemelidir. Öğrencilerin soru çözme biçimlerini de değiştirmesi gerekir.
Bağlam temelli soru; öğrencinin bir metin, olay, problem durumu, tablo, grafik, görsel, veri seti veya senaryo içinde sunulan bilgileri kullanarak yorum yapmasını, karar vermesini, matematiksel bir model oluşturmasını ya da çözüm üretmesini gerektiren sorudur.
Bu sorularda matematiksel bilgi doğrudan ve hazır hâlde sunulmayabilir. Öğrencinin önce durumu anlaması, ardından hangi matematiksel ilişkinin kullanılacağına karar vermesi beklenir.
Örneğin klasik bir soruda şöyle denilebilir:
Bir dik üçgenin dik kenarları 6 cm ve 8 cm’dir. Hipotenüs uzunluğunu bulunuz.
Bağlam temelli bir soruda ise aynı matematik bilgisi şöyle kullanılabilir:
Bir parkın iki farklı girişini birbirine bağlayan yolların uzunlukları ve yönleri bir kroki üzerinde gösterilir. Parkın bir köşesinden diğer köşesine yapılacak en kısa yürüyüş yolunun uzunluğu sorulur.
İki soruda da Pisagor bağıntısı kullanılabilir. Fakat ikinci soruda öğrenciye “Pisagor bağıntısını kullan” denmez. Öğrencinin verilen şekli inceleyerek dik üçgeni fark etmesi ve uygun matematiksel modeli kendisinin oluşturması gerekir.
MEB’in Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu’nda da bağlam temelli soruların belirli bir soru türü değil, bir soru tasarlama yaklaşımı olduğu vurgulanmaktadır. Sorunun bağlam temelli olup olmadığını belirleyen şey uzunluğu veya çoktan seçmeli olması değil, bağlam ile çözüm arasındaki işlevsel ilişkidir.
Hayır. Bir sorunun uzun olması, onun bağlam temelli olduğu anlamına gelmez.
Bazen bir sorunun başında alışveriş, seyahat veya üretimle ilgili uzun bir hikâye anlatılır. Fakat öğrenci bu metni okumadan, yalnızca son cümledeki sayıları kullanarak soruyu çözebilir.
Bu tür sorularda hikâye çözümün bir parçası değil, yalnızca süslemedir.
Nitelikli bir bağlam temelli soruda ise:
MEB kılavuzunda bu durum açık biçimde ifade edilmektedir. Bir soru, bağlamdaki metin veya görsel incelenmeden yalnızca ön bilgiyle çözülebiliyorsa bağlam işlevsiz kabul edilmelidir.
Dolayısıyla bağlam temelli soru demek, gereksiz yere uzatılmış soru demek değildir.
Bağlam temelli sorular günlük yaşamda karşılaşılabilecek durumlar üzerinden hazırlanabilir.
Matematik sorularında kullanılabilecek bazı bağlamlar şunlardır:
Ancak bağlamın gerçek yaşamdan seçilmiş olması tek başına yeterli değildir. Seçilen durumun matematiksel kazanımla doğal bir ilişki kurması gerekir.
Bir üçgen sorusuna rastgele bir mağaza hikâyesi eklemek, o soruyu bağlam temelli hâle getirmez.
Nitelikli bir bağlam temelli matematik sorusunda öğrenci:
dikkate almak zorundadır.
Bağlam, sorunun çevresine eklenmiş bir dekor değil, çözümün temel parçasıdır.
Klasik bir soruda öğrenciden bir kuralı hatırlaması veya belirli bir işlemi yapması istenebilir.
Bağlam temelli sorularda ise öğrenci bilgiyi:
Bu nedenle bağlam temelli sorular yalnızca öğrencinin “Ne biliyorsun?” sorusuna değil, “Bildiğin bilgiyle ne yapabiliyorsun?” sorusuna da cevap arar.
MEB’in kılavuzunda bağlam temelli soruların öğrencileri bilgiyi hatırlamanın yanında yeni durumlara uygulamaya, yorumlamaya ve problem çözme süreçlerinde kullanmaya yönelttiği belirtilmektedir.
Bağlam temelli matematik sorularında günlük yaşam ifadeleri doğrudan matematik diliyle verilmez.
Öğrenci şu dönüşümleri yapabilmelidir:
Örneğin:
“Asansör en fazla 640 kilogram taşıyabilir.”
ifadesi matematiksel olarak bir üst sınır bildirir.
“Bir ürünün satış fiyatı maliyetinin yüzde 20 fazlasıdır.”
ifadesi iki değişken arasında oransal ilişki kurar.
“Her 10 metre yatay ilerlemede yol 1 metre yükselmektedir.”
ifadesi eğim veya dik üçgen modeli oluşturur.
Bağlam temelli sorular yalnızca metinden oluşmaz. Aynı soruda:
birlikte kullanılabilir.
Öğrencinin bu gösterimler arasındaki bağlantıyı kurması gerekir.
Örneğin bir tabloda yıllara göre su tüketimi verilirken grafikte tüketimdeki değişim gösterilebilir. Öğrenci yalnızca sayılara bakmakla kalmaz; değişimin hızını, artışın düzenli olup olmadığını veya hangi dönemde farklılaştığını da değerlendirir.
Rutin sorularda hangi işlemin yapılacağı çoğu zaman bellidir. Öğrenci daha önce gördüğü çözüm kalıbını tekrar eder.
Bağlam temelli sorularda ise öğrenci önce şu soruya cevap vermelidir:
Bu problemi çözebilmek için nasıl bir yol izlemeliyim?
Bazen doğrudan istenen değer bulunamaz. Önce bir ara değer hesaplanması, ardından bu değerin başka bir ilişkide kullanılması gerekebilir.
MEB kılavuzu da yalnızca verileri formülde yerine koyarak çözülen rutin problemlerin üst düzey becerileri ölçmekte yetersiz kalabileceğini belirtmektedir.
Bağlam temelli sorularda her sayı kullanılmak zorunda değildir.
Öğrenciye bazen:
bir arada sunulabilir.
Buradaki amaç öğrenciyi şaşırtmak değil, gerçek hayattaki problem çözme sürecini yansıtmaktır. Çünkü günlük yaşamda karşılaştığımız problemler de çoğu zaman ayıklanmış ve hazır veriler hâlinde karşımıza çıkmaz.
Bazı sorularda matematiksel sonucu bulmak, çözümün son adımı değildir.
Örneğin bir gezi için yapılan hesaplamada 4,2 otobüs gerektiği bulunabilir. Gerçek yaşamda 0,2 otobüs kullanılamayacağı için sonuç 5 otobüs olarak yorumlanmalıdır.
Benzer şekilde:
gibi büyüklüklerde sonucun yukarı veya aşağı yuvarlanması bağlama göre değişebilir.
Bağlam temelli sorularda öğrenci, bulduğu sonucun gerçek yaşam açısından ne anlama geldiğini de düşünmelidir.
Bu iki ifade günlük kullanımda sık sık birbirinin yerine kullanılıyor. Aralarında güçlü bir ilişki bulunmakla birlikte tamamen aynı kavramlar değildir.
Beceri temelli soru, öğrencinin problem çözme, yorumlama, çıkarım yapma, sorgulama veya karar verme gibi becerilerini ölçmeyi amaçlar.
Bağlam temelli soru ise bu becerilerin anlamlı bir olay, durum, metin, grafik, veri veya senaryo içinde kullanılmasını sağlar.
Başka bir ifadeyle bağlam, becerinin ortaya çıkmasını sağlayan ortamdır.
Her bağlam temelli soru mutlaka çok zor olmak zorunda olmadığı gibi her beceri sorusunun da uzun bir günlük yaşam hikâyesi içermesi gerekmez.
Bağlam temelli sorular önceki yıllarda hiç sorulmamış yeni bir soru türü değildir. Geçmiş LGS ve YKS soruları içinde de öğrencinin grafik yorumlamasını, verileri ilişkilendirmesini veya günlük yaşam durumunda bilgi kullanmasını gerektiren sorular bulunuyordu.
MEB’in araştırma raporunda 2018-2024 yılları arasındaki YKS ve LGS soruları bu açıdan incelenmiş; doğrudan kavram hatırlamaya dayalı sorular ile bilginin gerçek bir bağlam içinde kullanılmasını gerektiren sorular birbirinden ayrılmıştır.
2028 açısından önemli olan, bu yaklaşımın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin beceri anlayışıyla daha sistemli biçimde kullanılacak olmasıdır.
| Klasik çoktan seçmeli soru | Bağlam temelli soru |
|---|---|
| Kuralı veya bilgiyi doğrudan sorabilir. | Bilgiyi bir durum içinde kullandırır. |
| Kullanılacak işlem daha belirgindir. | Uygun yönteme öğrenci karar verir. |
| Veriler ayıklanmış olarak sunulabilir. | Gerekli bilgiler metin, tablo veya görselden seçilir. |
| Benzer soru kalıbını tanımak yeterli olabilir. | Bilgiyi yeni bir duruma aktarmak gerekir. |
| İşlem sonucu ön plandadır. | Muhakeme, yorumlama ve karar verme de önemlidir. |
| Tek bir matematiksel gösterim kullanılabilir. | Metin, grafik, tablo ve şekil birlikte kullanılabilir. |
| Formülü bilmek çoğu zaman yeterlidir. | Formülün nerede ve neden kullanılacağı belirlenmelidir. |
Burada yanlış anlaşılmaması gereken bir konu var:
Bağlam temelli sorular, temel matematik bilgisinin yerine geçmez.
Öğrenci:
zorlanıyorsa yalnızca uzun ve yeni nesil sorular çözerek bu eksikleri kapatamaz.
Önce matematiksel temel kurulmalı, ardından bu bilgi farklı bağlamlarda kullanılmalıdır.
Bağlam temelli matematik sorularında en sık yapılan hata, metindeki sayıları görür görmez işlem yapmaya başlamaktır.
Oysa bu sorularda ilk adım işlem yapmak değil, problemi anlamaktır.
Uzun bir metne başlamadan önce sorunun son cümlesine bakmak çoğu zaman yararlıdır.
Öncelikle sizden ne istendiğini belirleyin:
Soru kökünü bilerek metni okumak, hangi bilgileri aramanız gerektiğini gösterir.
Ancak yalnızca soru kökünü okuyup metne göz gezdirmek yeterli değildir. Bağlamdaki bütün koşullar dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle uzun sorularda küçük bir düzenleme büyük kolaylık sağlar.
Kâğıdınıza şu üç başlığı yazabilirsiniz:
Verilenler: Sayısal bilgiler ve bilinen ilişkiler
Koşullar: En az, en çok, farklı, eşit, tam sayı gibi sınırlamalar
İstenen: Bulunması veya değerlendirilmesi gereken sonuç
Örneğin bir taşıma probleminde:
Bu ayrım yapılmadan işleme başlanırsa öğrenci doğru sayıları kullansa bile yanlış büyüklüğü hesaplayabilir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde problem çözme süreci; problemi yapılandırma, özetleme, veriye dayalı tahmin yapma, akıl yürütme ve sonucu değerlendirme bileşenleriyle ele alınmaktadır. Öğrencinin önce “Asıl çözülmesi gereken mesele nedir?” sorusuna cevap vermesi beklenir.
Bağlam temelli sorularda bazı kelimeler çözümün yönünü tamamen değiştirebilir.
Özellikle şu ifadeleri işaretleyin:
Örneğin “en az kaç araç gerekir?” sorusuyla “en fazla kaç kişi taşınabilir?” sorusu aynı sayıları içerse bile farklı işlemler gerektirir.
Öğrencilerin önemli bir bölümü, soruda verilen her sayının mutlaka işlemde kullanılması gerektiğini düşünür.
Bu doğru değildir.
Önce her bilginin ne işe yaradığını sorun:
Bir verinin işlemde kullanılmaması, onun mutlaka gereksiz olduğu anlamına da gelmez. Bazen bir bilgi yalnızca bulunan sonucun geçerli olup olmadığını kontrol etmek için kullanılır.
Bağlam temelli matematik sorularında en önemli basamaklardan biri budur.
Metindeki ifadeyi uygun matematiksel gösterime dönüştürün:
Örneğin:
“Bir taksinin açılış ücreti 40 TL, kilometre başına aldığı ücret 18 TL’dir.”
ifadesi 40+18x
şeklinde modellenebilir.
Burada x, gidilen kilometre sayısını temsil eder.
Benzer şekilde:
“Bir deponun en fazla yüzde 80’i doldurulacaktır.”
ifadesi bir üst sınır bildirir ve eşitsizlik kurulmasını gerektirebilir.
Metni matematik diline çeviremediğiniz sürece hangi işlemi yapacağınıza karar vermeniz zorlaşır.
İşleme başlamadan önce kendinize şu soruyu sorun:
İstenen sonuca ulaşabilmem için önce neyi bulmalıyım?
Bazı bağlam temelli sorularda çözüm birkaç aşamadan oluşur.
Örneğin:
Bu işlemleri gelişigüzel yapmak yerine bir sıra oluşturmak, hem hata riskini hem de gereksiz işlem sayısını azaltır.
Bir sorudaki tablo veya şekil, metnin süsü değildir.
Metindeki bir koşul grafikteki değişimi açıklayabilir. Tablodaki bir değer şekil üzerindeki uzunluğu belirleyebilir. Haritadaki ölçek, metinde verilen gerçek mesafeyle birlikte kullanılabilir.
Bu nedenle şu sırayı izleyin:
Şeklin görüntüsüne güvenerek karar vermeyin. Matematik sorularındaki çizimler her zaman gerçek ölçekte hazırlanmış olmayabilir.
Metre ile santimetreyi, saat ile dakikayı veya litre ile mililitreyi doğrudan işleme sokmak sık yapılan hatalardandır.
İşlem öncesinde bütün ölçüleri aynı birime dönüştürün.
Ayrıca soruda neyin ölçüldüğünü de kontrol edin:
Örneğin bir odanın zemini kaplanacaksa çevre değil alan hesaplanmalıdır. Sınırlara süpürgelik yapılacaksa alan değil çevre gerekir.
İşlemin bitmesi, sorunun mutlaka bittiği anlamına gelmez.
Bulduğunuz sonuç için şu kontrolleri yapın:
Örneğin 120 öğrencinin, 32 kişilik araçlarla taşınması için: 120÷32=3,75
bulunur.
Ancak 3,75 araç kullanılamayacağı için en az 4 araç gerekir.
Matematiksel işlem ile günlük yaşam kararı arasındaki farkı görebilmek, bağlam temelli soruların önemli bir parçasıdır.
Çoktan seçmeli sorulardaki yanlış seçenekler rastgele sayılardan oluşmayabilir.
Çeldiriciler genellikle şu hatalara göre hazırlanır:
Bulduğunuz sonucun seçeneklerde yer alması tek başına çözümün doğru olduğunu göstermez.
Şu soruya cevap verebilmelisiniz:
Benim seçtiğim cevap neden doğru, diğer seçenekler hangi hatalardan doğmuş olabilir?
Uzun görünen her soru zor değildir. Bazen metin uzun olsa da çözüm için yalnızca iki temel bilgi gerekir.
Sorunun sayfadaki kapladığı alanla matematiksel zorluğu aynı şey değildir.
Öğrenci metindeki iki sayıyı görünce bunları toplama, çıkarma veya bölme eğiliminde olabilir.
Önce sayıların neyi temsil ettiği belirlenmelidir.
Her sayının aynı işlemde yer alması gerekmez. Bazı bilgiler koşul, bazıları kontrol amacıyla verilmiş olabilir.
Öğrenci işlemi doğru yapar fakat gerçek yaşam koşulunu dikkate almaz. Özellikle kişi, araç, kutu ve paket sayılarında bu hata sık görülür.
Bağlam temelli sorular çoğu zaman “Hangi formülü kullanacağım?” sorusundan önce “Burada nasıl bir matematiksel ilişki var?” sorusunu gerektirir.
Bir açının çizimde daha büyük görünmesi, ölçüsünün gerçekten daha büyük olduğu anlamına gelmez. Sayısal verilere ve matematiksel ilişkilere göre karar verilmelidir.
Her yanlış dikkatsizlik değildir.
Yanlışın kaynağı şunlardan biri olabilir:
Öğrenci hata türünü belirlemeden yalnızca çözümü okuyup geçerse aynı yanlışın tekrarlanma ihtimali yüksektir.
Yeni müfredatla başlayan öğrenciler ilk kez 2028 yılında LGS ve YKS’ye girecek. MEB’in açıklamasına göre bu öğrencilerin karşılaşacağı sorular, bağlam üzerinden becerilerin ölçülmesine daha fazla ağırlık verecek.
Ancak bunu “Sınavın tamamı çok uzun ve anlaşılmaz sorulardan oluşacak.” şeklinde yorumlamak doğru değildir.
MEB’in açıklamasında sınavın yapısı ve geçiş sistemiyle ilgili şu anda bir değişiklik bulunmadığı, temel değişimin bilgi ölçümünden bilginin kullanılmasını ölçen doğru soru modellemesine geçiş olduğu belirtilmektedir. Ayrıca örnek soruların OGM Materyal, EBA ve MEBİ üzerinden paylaşılacağı ifade edilmiştir.
MEB ve ÖSYM iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda bağlam temelli sorular için pilot uygulamalar gerçekleştirilmiş; öğrencilerin problem çözme, sorgulama ve alan becerileri incelenmiştir. Araştırma raporunda merkezi sınavların bilgiyi işleyen, gerçek yaşamla ilişkili ve süreç bileşenlerini ölçen bir yapıya yönelmesi için soru modelleme standartlarının değerlendirildiği belirtilmektedir.
2028 LGS öğrencileri için yalnızca çok sayıda yeni nesil soru çözmek yeterli olmayacaktır.
Öğrencinin öncelikle ortaokul matematiğinin temel konularını sağlam öğrenmesi gerekir. Ardından bu bilgileri farklı durumlarda kullanmaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
Çalışma programında şu dört bölüm birlikte bulunmalıdır:
Kuralın, kavramın ve işlemin nedenini anlamadan bağlam temelli soruya geçilmemelidir.
Öğrenci önce ilgili matematiksel işlemi doğru ve güvenli biçimde yapabilmelidir.
Aynı konu metin, grafik, tablo, şekil ve günlük yaşam problemi üzerinden çalışılmalıdır.
Öğrenci yalnızca sonucu bulmamalı, hangi bilgiyi neden kullandığını da açıklamalıdır.
Örneğin oran-orantı konusu çalışılırken yalnızca klasik oran soruları çözmek yerine:
bağlamları da incelenebilir.
2028 YKS’ye hazırlanacak öğrenciler açısından yalnızca formül ezberine dayalı çalışma daha da yetersiz kalabilir.
YKS öğrencisi:
Özellikle fonksiyonlar, trigonometri, analitik geometri, olasılık ve veri analizi gibi konular gerçek yaşam bağlamlarıyla çalışılmaya uygundur.
Örneğin fonksiyon konusu yalnızca f(x) işlemleriyle sınırlandırılmamalıdır. Bir taksi ücreti, telefon tarifesi, su tüketimi, üretim maliyeti veya sıcaklık değişimi de fonksiyon olarak modellenebilmelidir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde öğrencinin yalnızca sonucu bulması değil, kullandığı düşünme süreçleri de önemlidir.
Buna uygun bir matematik çalışması şu sırayla yapılabilir:
Formülü ezberlemeden önce:
öğrenin.
Bağlam temelli sorularda asıl amaç işlem hızını ölçmek olmayabilir. Fakat işlem becerisi zayıf olan öğrenci, düşünme enerjisinin büyük kısmını hesaplamalara harcar.
Bu nedenle dört işlem, cebirsel işlemler, kesirler, oranlar ve denklem çözme gibi temel beceriler ihmal edilmemelidir.
Bir konuyu gerçekten öğrendiğinizi anlayabilmek için onu farklı gösterimlerde çözebilmelisiniz.
Örneğin doğrusal ilişki konusu:
şeklinde ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Bir soruyu çözdükten sonra yalnızca cevabınızı kontrol etmeyin.
Şu soruları kendinize sorun:
Çözümünü açıklayabilen öğrenci, ezberlediği bir kalıbı tekrar etmekten çıkıp gerçekten matematiksel düşünmeye başlamış demektir.
Sadece yanlış soruları bir deftere yapıştırmak yeterli değildir.
Her yanlışın yanına nedenini yazın:
Bu çalışma, aynı tür yanlışların tekrarını azaltır.
Bağlam temelli soru çözmeye yeni başlayan öğrencinin ilk hedefi hız değil, doğru düşünme sırasını kurmak olmalıdır.
Önce:
Bu süreç alışkanlığa dönüştükten sonra süre çalışmaları yapılmalıdır.
Bir bağlam temelli matematik sorusuyla karşılaştığınızda şu sırayı uygulayın:
Bu adımlar başlangıçta yavaş ilerleyebilir. Düzenli uygulandığında ise öğrencinin soruya yaklaşımı giderek hızlanır.
Bağlam temelli soru; öğrencinin bir metin, tablo, grafik, görsel, veri veya gerçek yaşam durumu içinde verilen bilgileri kullanarak çözüm üretmesini, yorum yapmasını ya da karar vermesini gerektiren sorudur.
Bağlam çözüm için gereklidir, gerçek veya gerçeğe yakın bir durum içerir, bilgiyi uygulamayı gerektirir, matematiksel model kurdurur ve öğrencinin yorumlama, problem çözme veya karar verme becerilerini ölçer.
Önce istenen belirlenmeli, ardından gerekli bilgiler ve koşullar ayrılmalıdır. Metin matematik diline çevrilmeli, uygun model kurulmalı ve bulunan sonuç gerçek yaşam bağlamına göre değerlendirilmelidir.
Hayır. “Yeni nesil” resmî bir soru türü tanımı değildir. Bir sorunun bağlam temelli olabilmesi için bağlamdaki bilgilerin çözümde işlevsel olarak kullanılması gerekir.
Hayır. Metin çıkarıldığında soru aynı şekilde çözülebiliyorsa hikâye yalnızca süs olarak kullanılmış olabilir.
Her zaman daha zor değildir. Ancak işlem yapmanın yanında okuma, veri seçme, model kurma ve yorumlama gerektirdiği için bu soru yapısına alışık olmayan öğrencilere başlangıçta zor gelebilir.
Önce doğru çözüm sırası öğrenilmelidir. Soru kökünü okuma, verileri ayırma ve model kurma alışkanlığı geliştikten sonra süreli çalışmalar yapılabilir.
MEB, yeni müfredatla başlayan öğrencilerin 2028 LGS’de bağlam üzerinden becerileri ölçen soru modeliyle karşılaşacağını açıklamıştır. Örnek çalışmaların resmî dijital platformlarda paylaşılması planlanmaktadır.
MEB’in açıklamasına göre sınavın çoktan seçmeli yapısı ve geçiş sistemiyle ilgili açıklanmış bir değişiklik bulunmamaktadır. Değişiklik, bilginin doğrudan ölçülmesinden bilginin kullanılması yoluyla becerilerin ölçülmesine doğru olacaktır.
Bağlam temelli soruların amacı öğrenciyi uzun metinlerle uğraştırmak veya matematiği gereksiz yere zorlaştırmak değildir.
Asıl amaç, öğrencinin öğrendiği bilgiyi yeni bir durumda kullanıp kullanamadığını ortaya çıkarmaktır.
2028 LGS ve 2028 YKS’ye hazırlanan öğrencilerin yalnızca daha fazla soru çözmeye değil, daha doğru çalışma alışkanlıkları geliştirmeye ihtiyacı var.
Öğrenci:
Bir bağlam temelli matematik sorusuyla karşılaştığınızda doğrudan işleme başlamayın.
Önce durun ve şu üç soruyu sorun:
Benden ne isteniyor?
Hangi bilgiler gerçekten gerekli?
Bu durumu matematik dilinde nasıl gösterebilirim?
Bu üç soruya doğru cevap verebildiğinizde, uzun görünen birçok problemin aslında birkaç temel matematiksel ilişkiye dayandığını göreceksiniz.
Çünkü matematikte başarı yalnızca işlemi yapabilmek değildir. Hangi işlemi, nerede ve neden kullanacağını bilmektir.
Yaklaşık 30 yıllık öğretmenlik deneyimim boyunca ortaokul ve lise öğrencilerini okul sınavlarına, LGS ve YKS’ye hazırladım. Ah Şu Matematik çalışmalarımda matematik konularını ezberden uzak, anlaşılır ve öğrencinin kendi başına uygulayabileceği bir yapıyla ele alıyorum.
Sevgili öğrencilerim ve kıymetli veliler, Uzun metinli, diğer bir deyişle "yeni nesil" sorular, son yıllarda…
2027-2028 eğitim yılında 8. sınıfa başlayacak öğrencileri, alıştığımız konu listelerinden çok daha farklı bir süreç…
2026-2027 eğitim öğretim yılında 7. sınıf matematik dersinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanacak. Yeni programda…
2026-2027 eğitim öğretim yılında 11. sınıf ders konuları önemli ölçüde değişiyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli…
Çorum'da matematik özel ders arayan öğrenciler ve veliler için, 30 yıllık öğretmenlik tecrübemle, Milli Eğitim…
📚 Yaz Tatilinde 11.Sınıfı Bitiren Bir Öğrenci YKS’ye Nasıl Hazırlanmalı?11.Sınıftan 12. sınıfa geçen öğrenciler için…